Sağlıklı Beslenme ürünleri


Yazdır


 
                                                           
 Sağlıklı Beslenme ürünleri

-Arındırılmış (eritilmiş) tereyağı
-Mevsimine göre meyve ve sebzeler
-Taze sıkılmış meyve suları
-Bulgur ve baklalar
-Kepekli pirinç ve buğday 
-Ceviz ve tohumları
-Bal
-Doğal kaynak suyu

Uzmanlar eski zamanlardan beri bu beslenmeyi sağlıklı ve uzun ömre, açık zihin ve fiziksel güce sahip olmak isteyen herkese tavsiye etmişlerdir. 

Uzmanlar, daha az oranda “yaşam enerjisi"
içeren ve normal yaşam seyrini engelleyen diğer gıda ürünlerini ikiye ayırmışlardır:
Birinci grup: Dâhili heyecan, kontrol edilmeyen aktiflik ve asabiyete sebebiyet veren gıdalar olarak tanımlanır. Bu tür ürünlerin tüketimi insanı daha çok “hiddetlendirir”, insanı aşırı huysuzluğa, gizli veya açık asabiyete sürükler. Gizli asabiyet, bastırılmış öfke vs. eğilimi olan insanlar, dolaylı yollardan bu eğilimi tetikleyen ürünleri tüketmeyi severler.

Bu ürünler şunlardır: Et, balık, yumurta, tuz, biber, hardal, tüm ekşi ve sıcak ürünler, çay, kahve, kakao, rafine şeker, çerezler. 

İkinci grup: Tembel, pasif ve iradesiz insanlara hitap eden gıdalardır. Bu tip insanlar duyumsuzluk, hantallık içinde bulunur ve bu durumdan hoşnuttur. Normal yiyecek hazırlamaya üşenir ve önceden hazırlanmış yemekler ve bayat ürünlerle yetinir. Bu tür ürünler insanı daha çok tembel  yapar ise de insan, yine bu durumdan hoşnuttur. Bu şekilde insan kendini gittikçe daha çok tahrip eder ve yiyecek kalıntılarıyla beslenmeye başlar. 

Bu tür ürünler şunlardır: Büyükbaş hayvan eti, domuz eti, soğan, sarımsak, tütün; ekşimiş, bayat, temiz olmayan, iki kez hazırlanan (ısıtılan) yemekler; sarhoşluk hissi veren tüm ürünler ve ilaçlar. 

Üçüncü grup: “Yaşam enerjisi” sağlamayan yiyecekler: Fazla et, balık, yumurta, peynir, ağır ve yağlı yiyecekler, bayat yiyecekler ve sanayi ürünleri (şekerleme, bisküvi, pasta, yapay gıdalar ve su dışında tüm sıvı çeşitleri vs.); aşırı ekşi ve tuzlu tat içeren yiyecekler; alkol ve nikotin. Her türlü aşırı yemek tüketimi yaşam “enerjisini” yok eder .

Buradan da anlaşılıyor ki yanlış seçilmiş gıdalar insanın sadece bedenini hasta etmekle kalmaz, onun, maneviyatı, ruhi yapısı ve kişiliğiyle alakalı her türlü özelliği tahrip eder.

“Yaşam enerjisini” azami derecede almayı şunlar sağlar: Sebze ve meyveleri mevsiminde tüketmek ve taze yiyeceklerle beslenmek. 

Kahvaltı hafif olmalıdır. Gündüz öğününün büyük bir kısmı sindirim “ateşinin” en yoğun çalıştığı öğle yemeğinde tüketilmelidir. Akşam yemeğini güneş batmadan yiyin ve uyumadan önce sindirilebilecek kadar az tüketin. 

Beslenme saatleri düzenli olmalı, her gün aynı saatlerde, fakat açlık hissettikten sonra yemek yenmelidir. Öğünler arası asla bir şeyler atıştırılmamalıdır. 
Olumsuz duygular sindirim sistemine zarar verir. Dolayısıyla yemeklerinizi iyi ruh haliyle keyif içinde yiyin.  

Birçok insanın beslenme alışkanlığı öyle güçlüdür ve kendisiyle öyle “bütünleşmiştir” ki bu insanlar, beslenme düzenini değiştirmeyi, zararlı ürünlerden vazgeçmeyi duymak bile istemez, hatta hastalanmayı ve ölmeyi dahi göze alırlar. Bu tür insanlar öncelikle “oruçla” organizmanın tamamen temizlenmesini sağlamalı ve yaşam tarzını değiştirmelidirler. Daha sonra kişi sağlıklı yaşamak isterse gerçek beslenmenin altın kurallarına uymalıdır.

İşte, buna iki örnek: Bir insan doğru beslenme ve detoks yoluyla sağlığına kavuştu. İyileştikten sonra tekrar çok sevdiği ekmeği tüketmeye başladı. Uzmanının ekmek tüketimini kesmesi yönündeki tavsiyelerine “Ölmeyi tercih ederim, ama ekmekten vazgeçmem.” yanıtını verdi. Çok geçmeden gerçekten bu insan öldü. Onu ölüme götüren alışkanlıklarıydı; zihnini arındıramadığı ve beslediği yanlış bilgilerdi. 

Diğer bir insan diyabetten kurtulduktan sonra sağlıklı beslenmeye dikkat etti; fakat kocası hoşnut değildi. Çünkü o ziyafetleri sever ve eşinin de bu ziyafetlere katılmasını isterdi. Sonuç itibarıyla her şey alt-üst oldu ve kadın tekrar insülin kullanmaya başladı.
Başka bir örnek “Sağlık İçin Oruç Bıçaksız Ameliyattır” adlı kitabımızda ismi geçen P. N, Hanım, oruçla 20 senelik tansiyon hastalığından kurtulmakla beraber 36 kilo da vermişti. Üç yıl kilosuz ve tansiyonsuz yaşadıktan sonra “atın ölümü arpadan olsun” diyerek tekrar yanlış beslenmeye başladı, neticede kiloları ve hastalıklıları onu yeniden ziyaret etti.
Akıllı olun, alışkanlıklarınızın kurbanı olmayın. Kötü alışkanlıklar ve yanlış beslenmeler, zaten kısa olan hayatınızı, ağrı ve acılar içinde yaşatacaktır, 



   

geri dön  sayfa başına dön

Şifa Orucu | © 2012 - 2014 Tüm Hakları Saklıdır. www.sifaorucu.net | Yazılım & Teknik Destek & Tasarım: farkistanbul