‘Doktor Sülük’ü İyi Tanıyalım



Yazdır


Her sülük tedavi etmez. 10. ve 11. asırdan başlayarak, o zamanın doktorları sülük hakkında geniş bilgi elde etmişlerdir. Bu konuda Hindistanlıların da araştırma yaptığı, her sülüğün kullanılamayacağı, zehirli sülüklerin olduğu bilinmektedir. Tıbbı sülükler, üzerindeki hususi işaretlerden anlaşılır. Dünyada 400 çeşidi vardır, ama onların sadece bir türü tıbbi sülük sayılır. Onların rengi siyah, koyu yeşil, yeşilimsi, kırmızıya yakın koyu kırmızıdır. Sırtlarında, çok da açık görünmese de çizgiler vardır. Karınlarının altı sarıya yakın koyu kırmızı, koyu yeşil (siyahla karışık yeşil) gri rengindedir. 

Bilmek lazımdır ki, yalnız renkli sülüklerin tedavi edici özelliği vardır. Tek rengi olan ve üzerinde çizgiler olmayan sülüklerin tedavi etme özelliği yoktur.

Sülük yeryüzünde yaşayan en nadide varlıktır. Sülüğün bütün vücudu çok iyi yapılmış kaslardan ibarettir. Uzayıp genişleme özelliği vardır. Baş tarafı diğer tarafına nispeten sivri ve incedir. Hatta bu konuda tecrübesi olmayanlar da kuyruğu ve başını anlamayabilir. Tahmini uzunluğu 12 mm, ağırlığı da 2,5 gramdır. Gıdasız aylarca yaşarlar. Hiç hastalanmazlar ve güçsüz düşüp ölmezler. Kendilerine has üreme organları vardır. Sülükler Hermafrodit’tir. Yani, her bir sülükte dişi ve erkek özellik vardır. Ama kendi kendilerini dölleyemezler ve birbirlerini döllendirerek çoğalırlar. Döllendikten 30-40 gün sonda 15 den 30 a kadar yumurtaları olur ve yumurtalarını toprağa ve taşların arasına bırakırlar. 40 gün sonra yumurtalarından çıkarlar. Yavrulamaları baharda, yazın ve son bahardadır.

Normal gözle görülmeyecek kadar küçük olmalarına bakmadan hareketli ve açtırlar. Hem küçük hem renk olarak farklıdırlar. Doğduklarında beyazdırlar. Büyüdükçe renkleri koyulaşır. Büyümeleri yavaştır. Tabii ortamda 5 yıldan 8 yıla kadar büyürler. 20 sene yaşarlar. Yalnız 5 yaşına gelmiş sülükler tıbbi sülük sayılır ve tedavi etme özelliği vardır. Suni ortamda olanlar 12 aydan başlayarak 3 yaşından sonra kullanılabilir ve bunların 8 yıla kadar ömürleri vardır. Tabii ortamda sülükler bataklıklarda, göllerde, çay ve derelerde yaşarlar. Aynı zamanda bunlar toprakta ve kilde de yaşayabilirler. Susuz ortamlarda toprağın derinliklerine girerek yaşarlar. Toprak dışında susuz ortamda iseler kurumamak için vücutlarından sıvı salgılarlar.

Tıbbi sülükler su içinde yaşatılmalıdır. Suları 1 ile 3 gün arasında değiştirilmelidir. Gündüzleri hareketlidirler ve geceleri dinlenirler. Işığa karşı çok hassastırlar, hemen uyanırlar ve ışığa doğru hareket ederler. Tok olanlar kabın derinliğinde dinlenmeye devam ederler.

İnsanlar, sülüklerden havanın nasıl geçeceğini, sülüğün hareketlerinden anlayabilirler. Soğuk ve yağışlı havalarda kabın derinliklerine giderler ve birbirine sarılırlar. Fırtınalı havalarda ise hareketli ve heyecanlıdırlar. Kıştaki hareketleri yazdaki gibi değildir, farklıdır. Soğuk havada sırtlarından birbirlerine sarılarak uyuyakalırlar. Dondurucu havalarda soğuğun ulaşamayacağı toprağın derinliklerine giderler. 

Kıştan önce kan emdiklerinde kanı azar azar kullanarak kışı atlatırlar. Çok güçlü koku alma, tat alma, hissetme duyuları vardır. Gıdaların nerde olduğunu koku ile bilirler. Sudaki az bir hareketten orda bir canlı olduğunu anlarlar ve oraya doğru hareket ederler. Suya girdiğinizde aniden hareket ederek üzerinize yapışacaklardır. Yaralı yerlere vampir gibi saldırırlar.

Genç ve küçük sülüklerin kana ihtiyaçları çok yoktur. Büyükler ise sadece kanla beslenirler. Çok aç olan sülükler karnı kan dolu olan sülüklere saldırabilirler ve onları öldürebilirler. 2-3 tane sülük küçük hayvanların kanını emerek öldürebilirler.

Kendi ağırlının 3 misli kadar kan emebilirler. Ama bunların yorulmak bilmeyen hayat dolu vampirleri rahatsız eden şeyler de vardır. Gürültü ve güçlü ışıklar onları rahatsız ederler. Gürültüde asabi olurlar, çok hareketli olurlar, bedenleri küçülür.

Çok fazla gürültü olursa, çok fazla üzülür öle de bilirler. Tabiatta çok düşmanları vardır. Bedenlerini koruyacak sert bir kılıf yoktur, düşmanlarını öldürecek zehirli bir salgı da yoktur. Suda yaşayan canlılar ve karada olan hayvanlar onları yiyebilir.


   

geri dön  sayfa başına dön

Şifa Orucu | © 2012 - 2014 Tüm Hakları Saklıdır. www.sifaorucu.net | Yazılım & Teknik Destek & Tasarım: farkistanbul