Besinler Arasındaki Uyum (Altın Kurallar)


Yazdır


1- Proteinli ürünlerin proteinlilerle uyumu yoktur.

Farklı özellik ve yapıdaki iki protein (örneğin et ve yumurta, et ve süt vs.) sindirim sisteminde farklı değişiklikler, hazım ve sindirim için farklı zaman dilimini gerektiriyor. Örneğin sindirimde en fazla etki gösteren su, sütün sindirimi için son anlarda, et için ise ilk dakikalarda ayrılır. Sindirim süreci uygun şekilde değişmediği takdirde, proteinli yemek tam olarak hazmedilemeyecektir. 

Dolayısıyla, et ve yumurta, et ve ceviz, et ve peynir, yumurta ve süt, yumurta ve ceviz, peynir ve ceviz vs. gibi ürünleri aynı anda tüketmemelisiniz. Yani iki değişik protein bir arada yenilemez. Ayrıca vücudumuzun fazla proteine de ihtiyacı yoktur. Unutmayın, tüm proteinler midede asit oluşumuna sebep olurlar, aşırı protein aşırı asidik demektir. 

Tavsiye: Yemek sırasında tek çeşit proteinli ürün tüketin ve çok fazla yemeyin.

2- Proteinli ürünlerle nişastalıların uyumu yoktur

% 0,003 oranındaki serbest hidroklorik asit, nişastayı ayrıştıran fermentlerin etkisini durdurmak için yeterlidir. Daha sonraki asidin en az miktarda bile yükselmesi bu süreci durdurmakla kalmayıp, fermentleri tahrip eder. 

Ekmek yediğinizde, midede az oranda hidroklorik asidi ayrılır. Ekmek için ayrılan mide usaresi neredeyse tarafsız reaksiyona sahiptir. Ekmek nişastası hazmedildiğinde, ekmeğin proteinini sindirmek için midede çok hidroklorik asidi ayrılır. İki süreç, yani nişastanın sindirimi ve proteinin sindirimi, aynı anda işlemez. 

Sindirim açısından şu husus unutulmamalıdır: Nişasta ve proteinlerin ilk sindirilme aşamaları farklı ortamlarda gelişir. Nişasta alkalik reaksiyonu gerektirir ve ağız boşluğu ile on iki parmak bağırsakta işlenir. Proteinin midedeki asitli ortama ihtiyacı vardır, daha sonra nişastaya kıyasla çok farklı fermentlerle on iki parmak bağırsakta işlenir. Buna biraz açıklık getirelim: Ekmeğin sindirilmesi için çok az miktarda mide asidi gerekmektedir. Burada midenin salgıladığı özsu yansız bir tepki gösterir. 

Ekmeğin nişastası sindirildikten sonra, mide bu kez proteini sindirmek için bol miktarda asit sağlamalıdır. Anlaşılan o ki, birlikte yenilen besin maddesinde hem protein hem de nişasta varsa, mide ikisini aynı zamanda sindiremiyor. Peki, aynı öğünde hem ekmek hem de et yenilirse ne olur? Sindirimin ilk iki saati mide yansız özsu salgılayacağına, kuvvetli bir asit salgılar ve nişastalı maddelerin sindirimi bir süre için yani proteinli bir gıda olan etin hazım süreci bitene kadar durdurulur. Bu zaman zarfında midenin sıcak ortamında nişasta olan ekmek çürüme prosesine girecektir.

Bu durumda, lapa, ekmek, patates ve diğer nişastaları; et, balık, yumurta, peynir, lor peyniri, ceviz ve diğer proteinli yiyeceklerden ayrı tüketmeniz gerekmektedir. 
3-  Proteinli ürünler ile karbonhidratların (tatlılar) uyumu  yoktur.

Tüm şekerler, sanayi şurupları, tatlı meyveler, bal vs. mide usaresinin ayrılmasını ve mide işlevini engeller, bu ürünler bağırsakta hazmedilir. Bunlar, ayrı ayrı yenildiğinde midede çok fazla kalmaz ve hızlıca bağırsaklara iner. Diğer gıdalarla (proteinli, nişastalı gıdalar) birlikte tüketildiğinde ise o ürünler hazmedilene kadar midede kalır. Bu arada bakteriyel ayrışıma maruz kalır ve gazla birlikte ekşimeye başlar.
4- Proteinli ürünler ile yağların uyumu yoktur.

Midede bulunan yağlar mide usaresinin ayrılmasını geciktirir, bu ise en kolay hazmedilen yemeğin bile sindirilmesini engeller. 

Geciktirme işlemi 2 saat veya daha uzun süre devam edebilir. Diğer bir deyişle, kaymak, tereyağı, bitkisel yağ, yağlı et vs. gibi ürünler aynı anda ceviz, peynir, süt, yumurta ve etle birlikte tüketilmemelidir. Bu bağlamda yağ içeren gıda ürünleri (ceviz, peynir, süt) yağ içermeyen proteinli ürünlere kıyasla sindirim için daha fazla zaman gerektiriyor. 

Nişastalı olmayan yeşil sebzelerin, yağların yavaşlatıcı işlevine karşı etkili olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla proteinli yağ tüketiyorsanız, protein hazmını yavaşlatıcı etkilerini bol oranda yeşil sebze yiyerek bertaraf edebilirsiniz. 

5- Proteinli ürünlerin asitlilerle uyumu yoktur.

Midede işlenen ve protein sindiriminin ilk aşamasını oluşturan zor maddelerin daha basit maddelere ayrışımı ile ilgili aktif faaliyet pepsin fermentinin etkisi altında gerçekleşir. Proteinler yenildiğinde mide usaresi ekşidir; çünkü midenin, sindirim fermenti pepsin ve indükte otolizi aktif hale getirmesi için, olumlu ortam yaratması gerekir. 

Pepsinlerin ekşi ortamlarda aktif olmasından dolayı birçok kimse, ekşi ürünleri (ekşi ve yarı ekşi meyveler) proteinle birlikte tüketerek proteinin hazmedilmesini kolaylaştıracağı yönünde yanılgıya düşer. Gerçekte ise, ekşi ürünler mide usaresinin ayrılmasını geciktirirler. İlaç ve meyve asitleri, pepsinlerin ayrılmasını azaltarak, mide usaresini değiştirirler. 

İ. P. Pavlov hem meyve asitleri, hem de mayalanan nihai ürün (mayalanmış süt) asitlerinin sindirimi olumsuz etkilediğini açıkça göstermiştir. Meyve asitleri mide usaresinin ayrılmasını geciktirir, proteinin hazmını engeller ve çürümeyi tetikler. 

Normal bir mide belirli oranda pepsinle proteinin hazmı için gerekli tüm asitleri salgılar. Hastalıklı mide yetersiz (düşük asitlilik) veya çok fazla (yüksek asitlilik) asit salgılayabilir. Asitli ürünlerin proteinlilerle birlikte tüketilmesi sindirimi kolaylaştırmaz. Yani et yemeğine sirke, nar suyu vs. dökmeyiniz. 

6- Nişastalı ürünlerin karbonhidratlarla (tatlılar) uyumu yoktur.

Nişastanın sindirimi genelde ağızda başlar ve belirli koşullarda bir süre midede devam eder. Şeker ağızda ve midede sindirilmez, sadece ince bağırsakta hazmedilir. Diğer yemeklerle birlikte tüketildiğinde, diğer ürünlerin sindirilmesi için bir süre midede bekler. Midede sıcak ve nemli ortamda bulunan bu tür gıdalar, asitli mayalanmaya sebep olurlar.

Börek, ekmek, bisküvi, lapa, patates gibi ürünlere ilave edilen jöle, reçel, meyve, şekerleme, şeker, bal, şurup vs. mayalanma (fermantasyon) meydana getirir. Düzenli olarak kahvaltıda şekerli lapa yiyen milyonlarca insan yüksek asitlilikten (yanma, geğirme ve diğer hazımsızlık belirtileri) şikâyet eder; durum bu kadar trajik olmasaydı, komik olurdu. Tatlı meyveler de nişasta ile birlikte mayalanmaya neden olur. “Sağlıklı yemek” taraftarları arasında popüler olan üzüm, hurma vs. içeren ekmek, diyet kötülüğüdür. Birçok insan şeker yerine bal kullanıldığında fermantasyondan (mayalanma) kaçınılabileceği kanısındadır. Ballı sıcak börek, şurup, reçelli ekmek, vs. mayalanarak çürür ve kokuşarak organları kirletir, böylece hastalıklar için ortam yaratmış oluyor. 

Nişasta ile birlikte şekerin bulunması nişastanın sindirimini zorlaştırır. Şekeri ağzınıza attığınızda yoğun şekilde sulanma oluşur; fakat ptiyalin (nişastayı ağız boşluğunda ayrıştıran ferment) içermez, zira ptiyalin şekeri etkilemez. Nişastanın şeker, bal ve reçelle kombinasyonu, (birleşim) tükürüğün nişastayı sindirmek için adaptasyonunu engeller. Bunun uzun vadedeki sonucu olarak nişasta için ptiyalinin ayrılmaması ve sindirimin bozulması meydana gelir. Sonuçta, sağlıklı olan ürünler uyumlu olmayan diğer ürünlerle birleştiğinde zararlı olabiliyormuş. Örneğin; birlikte yenilen ekmek ve yağ hoşnutsuzluk yaratmaz, fakat bal, şeker, reçel ilave edildiğinde hastalık gelişebilir; çünkü öncelikle şeker hazmedilir, nişastanın karbonhidrata (şeker, glikoz) dönüşmesi gecikecektir. Tatlı karbonhidratlarla nişastanın karışımı, mayalanma ve takip eden diğer zararları oluşturur. 

7- Nişastalı ürünlerin yağlılarla uyumu yoktur.

Yağsız nişastalı ürünler lezzetli gelmeyebilir, bu nedenle hep yağlı bir gıda ile karıştırılırlar (tereyağlı lapa, tereyağlı patates). Fakat bu çok başarılı bir uyum sayılmaz, zira yağlar sindirimi zorlaştırmaktadır. Dolayısıyla nişastalı ürünler tükettiğinizde asgari oranda yağ kullanınız. Hasta insanlar nişastalı ürünleri yağsız tüketmeli, bu arada yemek iyice çiğnenmelidir.

8- Nişastalı ürünlerin asitlilerle uyumu yoktur.

 Meyve, domates gibi gıdaların  asitleri, nişastayı ayrıştıran ptiyalin fermentini tahrip eder. Bu ürünlerin nişastalılarla (ekmek, lapa, patates) birleşimi sindirilmez. 

9- Proteinli Ürünler Nasıl Tüketilmelidir, En Çok Hangi Ürünlerle Uyumludur? 

Yemek sırasında sadece tek bir proteinli ürün tüketiniz. 

Lahana, salatalık, ıspanak, pancar yaprakları, taze yeşil bakla, taze kabak, soğan, kereviz ve diğer nişasta içermeyen sebzeler birlikte uyumludur. Pancar, şalgam, bal kabağı- havuç, lahana, tarla şalgamı, bakla- fasulye- patates, ayrıca her türlü bulgur çeşidi bir arada uyumludur uyumlu değildir. Bakla ve fasulye proteinle nişastanın bileşenini içerir ve diğer nişasta veya diğer protein olmaksızın yeşil sebzelerle ya protein olarak ya da nişasta olarak tüketilmelidir. 

Aşağıda proteinli yemeklerin doğru uyumu ile ilgili örnekler verilmiştir. Proteinli yiyecekler en uygun şekilde, asitli ürünler ve bitkisel yağ olmadan, ayrıca yağlı sos kullanmadan öğle yemeğinde alınmalıdır. 

1. Sebze salatası ve haşlanmış et 
2. Sebze salatası ve et köfte 
3. Sebze salatası ve çökelek 
4. Sebze salatası ve Ceviz 
5. Sebze salatası
6. Omlet veya sahanda yumurta 

Görüldüğü üzere büyük miktarda salata her türlü proteinli ve nişastalı yemeğe refakat etmelidir. 
Dr. M. Shelton, (ABŞ) her diyet için salatanın öneminin altını çizer, bu nedenle onun salatanın hazırlanması ile ilgili önerilerini vereceğim. 
“Salata herhangi bir ilave (ZEYTİN YAĞI VE TUZ) veya sossuz sade sebze kombinasyonundan oluşmalıdır. Salata içeriklerini ince doğramaya gerek yoktur. 
Salata bileşenleri örneği aşağıda verilmiştir. Liste kendi salatanızı oluşturmak için temel oluşturabilir:

- ½ salata (marul) başı, kereviz, lahana; 
- ½ marul başı, kereviz, domates;
- ½ marul başı, lahana, biber (tatlı);  
- ½ marul başı, salatası ve domates; lahana, salatalık, turp. 

Süs için dereotu, kırmızı (tatlı) biber vs. ilave edilebilir. Tuz gerekmez, zira salatada yeterli miktarda ve çeşitli organik tuz  mevcuttur. Salatalar sade olmalıdır katkı maddeleri kullanılmamalıdır. Yani, sirke, özellikle de yağ kullanılmamalıdır; çünkü yağın ve salataların hazmı için farklı zaman süresi gerekmektedir.
10-. Nişastalılar Nasıl Tüketilmeli, En Çok Hangi Ürünlerle Uyumludur?
               
Ürünler arasında uyumsuzluk olmasının yanı sıra, iki veya daha fazla nişastalı gıdanın  (örneğin; bir öğünde lapa, ekmek ve patates) birlikte tüketimi mutlak surette aşırı yemeğe neden olur. Bu nedenle bir öğünde tek bir nişastalı ürün (ekmeksiz tek çeşit lapa) tüketilmelidir. Nişasta tüketimini bir öğünde tek bir çeşitle sınırlandırmanın (özellikle hasta insanların beslenmesinde önemlidir) uygun olduğu kabul edilir. 

Nişastalı ürünler ağızda hazmedilmeye başlar. Dolayısıyla nişastalı yemeği yutmak değil, “içmek” için iyice çiğneyin. Nişastalı gıdalar doğru yenildiğinde tükürüklü sindirim midede uzun süre devam eder. 

Nişastalı sebzelerin sabah yenilmesi tavsiye edilir.   Nişastalı salatalar yukarıda belirtildiği (proteinli ürünlerin doğru tüketimi) şekilde tüketilmeli; salata, havuç, pancar vs. gibi az nişastalı sebzelerden tercih edilmelidir. Örneğin; böyle bir salata %40 lahana, %30 havuç, %20 ham veya haşlanmış pancar, maydanoz, dereotu vs.den oluşmalıdır. Az nişastalı sebzelerde bulunan ferment ve vitaminler nişastanın iyice sindirilmesine destek olur.


   

geri dön  sayfa başına dön

Şifa Orucu | © 2012 - 2014 Tüm Hakları Saklıdır. www.sifaorucu.net | Yazılım & Teknik Destek & Tasarım: farkistanbul