Oruç ve Şeker Hastalığı

Hastalıklar ve Tedavilerine yönelik yazılmış bu makalelerin tamamı "Şifa Orucu ve Hastalıklar / Şifa Orucu Bıçaksız Ameliyattır" adlı kitapta yer almaktadır. Bu alana bir kısmı alıntılanmıştır.


Yazdır


Şeker hastalığı ağır bir hastalıktır, hiç ihmal edilmemelidir, diyet ve ilaçlarla kontrol altına alınmalıdır. Unutmamalıdır ki, uzunca bir süre şekerin yüksek devam etmesi, körlüğe, şeker komasına, felçlere, ani ölüme neden olabilir, dişler vakitsiz dökülür, boyunda adenit denilen şişlik oluşur.

Şeker hastalığında ana belirtiler: Aşırı susuzluk, sık idrara çıkması, kan tahlilinde 100 gr kanda 120 mg. üzerinde şeker çıkmasıdır. Dünyada oruçla tedavi eden uzmanlar bildirirler ki, şeker hastaları, ağır halde olsalar bile gözetim altında birkaç defa 7-10 günlük oruç tedavisinden sonra iyileşmektedirler. Ancak çok uzun zaman insülin aldığından dolayı pankreas bezesi çökmüş kişilerin iyileşmesi imkansızdır. Japonya, Amerika, Rusya, Hindistan ve Almanya’da şeker hastaları oruçla tedavi olmaktadır ve doktorların anlattıklarına göre, oruçluyken hastalar kendilerini iyi hissetmektedirler. Tedavinin 4–5. günlerinden sonra idrar yoluyla atılan şeker tamamen durur. Örnek: E. O. (47): 12 sene devamlı olarak fazla dozda insülin alan bir hasta oruçla tedavi olmak istedi. Muayene zamanı belli oldu ki, onun bağırsakları çalışmaz haldeydi. Prostat bezi çok büyümüştü ve sinir sistemi bozulmuştu.

Hastaya ilk başta üç gün greyfurt suyu verildi ve her gün bağırsak-ları şırınga yapıldı ve 26 gün oruç kaldı, ilk günler zayıf düşmesine rağmen çalıştığı işinden ayrılmadı. Tedavinin 4. günü bütün halsizliği yok oldu, kendisini ilk defa bu kadar hafif ve rahat hissettiği için şaşkına dönmüştü. 

Oruç süresi 26 gün sürdü. 27. gün ona beslenmesi için izin verildi. O bu sırada biraz insülin aldı, sonradan normal yemeklere başlayınca artık insülin almaya ihtiyaç kalmadı. Kanda ve idrarda şeker normale dönmüştü. Bir başka örnek (M.M.D.): Onunla ilk görüşmemizde açlık kan şekeri 300’ü gösteriyordu (normali 75–115 olması gerekir). Söylediğine ve doktorların tahliline göre yemek yedikten sonra şekeri 530’a yükseliyordu ve işin korkunç tarafı kolesterolü 668’e (normali 180-220), trigliseridi 1500’e (normali 60-150) yükseliyordu. 12 Aralık 2001 (bak: tahlil 1):

İşin gerçeği ben onu tedaviye almak istemedim. Çünkü doktoru ona hayatının sonuna kadar insülini bırakamazsın, insülini bırakman ölümüne sebep olur diyerek uyarmıştı. 

Doktorunun uyarısından dolayı insülini bırakmak istemedi. Ona, doktorunuz haklıdır kendi başınıza insülini bakamazsınız. Size sadece üç gün kullanmayacaksınız eğer üç gün içinde şeker seviyesi inmezse ensüline devam edersiniz, dedim. Üç günden sonra şeker seviyesi normale düşmüştü. Oruç süresi 11 gün sürdü. 10 Ocak 2002 Seker seviyesi 116, trigliserid 211, triglserid- 161. (bak: tahlil 2) 

Peki, bir sene veya daha sonra hastalıklar bir daha geri dönmedi mi diye sorabilirsiniz. Bir sene sonra yani: 16 Aralık 2003: şeker 105, kolesterol 157, triglserid 155 (bak: tahlil 3)

Tahlillerden göründüğü gibi oruç şekeri çok kolaylıkla yene bilir. Fakat kişi oruçla arındıktan sonra beslenmesine dikkat etmek zorundadır. İnsanoğlu şunu iyice aklına yerleştirmelidir ki, beslenme kuralları doğru olmadıkça hiç bir hastalıktan kurtulmak mümkün değildir. Tüm hastalıklarda olduğu gibi şeker hastalığında da dengeli beslenme esastır. Çünkü yenilen gıdalara göre şeker gerilir veya artar.


   

geri dön  sayfa başına dön

Şifa Orucu | © 2012 - 2014 Tüm Hakları Saklıdır. www.sifaorucu.net | Yazılım & Teknik Destek & Tasarım: farkistanbul