Oruç ve Şişmanlık

Hastalıklar ve Tedavilerine yönelik yazılmış bu makalelerin tamamı "Şifa Orucu ve Hastalıklar / Şifa Orucu Bıçaksız Ameliyattır" adlı kitapta yer almaktadır. Bu alana bir kısmı alıntılanmıştır.


Yazdır


Geçmiş zamanlara oranla şişmanlık hiçbir zaman bugünkü gibi korkunç boyutlarda olmamıştır. Bazı evcil hayvanlar dışındaki canlılar âleminde şişmanlığın izi bile yok derecededir.

Aşırı şişmanlık hastalığı bir medeniyet ürünüdür. Şişmanlık be-dende anormal yağ birikmesidir. Bu hal yenilen gıdalarla harcanan enerji arasındaki bir dengesizlikten kaynaklanabilir, hormonsal bozukluktan veya aşırı yemeden olur. Şişmanların çoğunda kandaki ürik asit miktarının fazla olduğu söylenir ki bu da GUT’A sebep olmaktadır. Ayrıca çeşitli romatizmalara, şeker hastalığına yol açar ve şişmanlarda damar sertliği de erken başlar. 

Kilo kaybetmedeki en önemli faktör, kendimizi kontrol altında tutmak ve rahat bir diyet planıdır. Herkes bu konuda bir uzmana danışmayı düşünür. Hevesle bir dizi rejim uygular. Bir hafta dondurma diyeti, bir hafta muz diyeti, diğer hafta protein diyeti yapar. Ama yine de kilo almaya devam eder ve bu sorun kafa karıştırıcı bir sorun halini alır. Sadece yetişkin erkek ve kadınlar için değil aynı durum çocuklar için de geçerlidir. Şişmanlık sorunundan birkaç faktör sorumludur. Ama genelde sebep insanların artan geliri ve buna mukabil artan yiyecek bolluğudur. Diğer yandan kısaltılan iş günleri ve haftaları, modern taşımacılık, eskiden olduğu kadar ağır işlerin artık insanlar tarafından değil de teknolojinin getirisi aletler tarafından görülmesi bu kilo artışı için ek faktörlerdir. Zamanımızda verilen emek bir hayli azalmıştır. Bununla birlikte, vücudumuzun ihtiyaç duyduğu besinlerin azalmasına karşın artan üretim, hoşa giden yiyeceklerin artması, verilen hizmetle beraber tüketimin de artması yine kilo artışının sebeplerindendir.

Şişmanlık: kalbin, karaciğerin, böbreklerin fazlaca çalışmasına ve buna bağlı olarak da bu organların vakitsiz elden çıkmasına neden olmaktadır. Fakat asıl nedeni anlaşılmaz olduğu kadar tedavisi de çok zordur.

Aşırı kilo erkeklere oranda hanımlar arasında daha yaygındır. Aslında şişmanlık birçok hastalığın davetçisidir diyebiliriz. Örneğin şeker, tansiyon, karaciğer ve safra kesesi taşları, damar hastalıkları ve rahim kanseri hastalıkları, şişman hanımlarda daha sık görülmektedir. Sağlık bilimcileri gerçekçidir. Dr. Shelton “kilo vermek, yanlış yemek yeme alışkanlıklarını terk etmek ve belirli bir kiloda kalabilmenin en emin ve gerçekçi yolu oruç tutmaktır. Zayıflama rejimi yaparken bizi hayal kırıklığına uğratan şey bu metodun yavaş ilerliyor olması ve genellikle başarılı olmamasıdır. 
Bu yüzden uzun süren oruç metodu daha etkili bir yöntemdir. Diğer programlarda aşırı kilolu kimselerin verdiği kiloları tekrar kazanması durumuyla karşılaşırız. Oruçtaysa böyle bir durumla karşılaşılmamaktadır.”

Hulusi Kaya (Kilo sorunu)

Orduluyum, daha evvel 108, 115 kilo arasında gidip geliyordum. Gülhan Beyle arkadaşım Ömer Kuru aracılığıyla tanıştım, Ona güvendiğim için 4 sene önce şifa orucuna başladım ve 86 kiloya indim. O günden bugüne sadece 2 kilo aldım. Tekrar denemeyi düşünüyorum, boyum 180 olduğu için 80 kilo olmam lazım diye düşünüyorum. Allah (c.c.) hepimizin yardımcısı olsun. 
Oruçla kilo vermiş bir diğer kardeşimiz kilo vermenin yanı sıra reflüden de kurtulmuştu, halinden çok memnunken ne yazık ki oruçtan çıkış süresini beklemeden çok fazla ve ağır yiyecekler yedi, neticede tabii ki kilo aldı. Yani biz kendimize sahip çıkmadığımızda oruç ne yapabilir ki. Garip olanı, bu tür insanlar orucu suçlarlar, kendilerini değil.

Dr. Shelton: “Benim tecrübelerime göre bahsi geçen fazla kilolar salgı bezlerinin bozulmasından dolayı değil metabolizmanın değişmesinden kaynaklanır ki, bu durum fazla yemek yiyen bir kimse için alışılamaz bir durumdur.” Bu söylenilen şeyde gerçek payı vardır. Çünkü insanlar çok yemek yemeleriyle şişmanlık hastalığına yakalanırlar. Gerçeği söylemek gerekirse şişman insanlar ihtiyaçlarından fazlasını yedikleri için kiloludurlar. Fazlasını yememeleri gerektiği halde yemektedirler. Dr. Shelton dünyanın her yerinde verdiği konferanslarda ilk başta anlattığı sözler dikkat çekmektedir: “Oruç tutmak hem sağlıklı hem de en emin metottur. Fakat oruç kesinlikle bir rehber hekim kontrolü altında uygulanmalıdır. Oruç karmaşık insan organizması için lazım olan şeydir. Ancak kişi oruç sırasında yetkili bir kişi tarafından gözlemlenmeli ve oruçluyken ne gibi güçlüklerle karşılaşacağını ve kendisini neyin, nelerin beklediğini bilmelidir.”

Kişi günde en fazla ne kadar kilo kaybedebilir? Kilo kaybı kişiye göre değişir. Fakat ortalama günde bir iki kilo kadar olabilir. Bu kayıp için endişe duyulabilir mi? Eğer oruca kontrollü bir şekilde devam edilirse elbette bu kayıp güvenlidir.

Oruçla kilo kaybının en göze çarpan özelliklerini, Dr. Shelton şöyle açıklıyor:
1. En emin ve kestirme yoldur.
2. Oruç tutmak yemek yemeyi azaltmaktan daha kolaydır. Çünkü yemek yeme arzusunun bir süreliğine önü tamamen kapatılmıştır.
3. Kilo kaybından dolayı deri ve dokularda olabilecek gevşeklik ve sarkma gibi sonuçlar oruçta söz konusu değildir. Fakat bu durum yaşlı insanlar için geçerli değildir.
4. Karında meydana gelen rahatsızlık şişkinlik duygusu tamamen ortadan kaybolur.
5. Hazımsızlık ve peklik ortadan kalkar.
6. Diğer rahatsızlık verici şeyler yok olur. Yani düşük ve yüksek tansiyon ve kalpteki gürültü de azalır.
7. Kan basıncı düşer ve kalbe giden yollarda bir dinlenme olur.


   

geri dön  sayfa başına dön

Şifa Orucu | © 2012 - 2014 Tüm Hakları Saklıdır. www.sifaorucu.net | Yazılım & Teknik Destek & Tasarım: farkistanbul