Oruç ve Nefrit (Böbrek İltihabı)

Hastalıklar ve Tedavilerine yönelik yazılmış bu makalelerin tamamı "Şifa Orucu ve Hastalıklar / Şifa Orucu Bıçaksız Ameliyattır" adlı kitapta yer almaktadır. Bu alana bir kısmı alıntılanmıştır.


Yazdır


Böbreklerin dejenere olmasıyla, kan hücreleri idrarda görülmeye başlar. Çünkü artık böbrek işlevini tamamıyla yerine yetirememektedir. Ve kana böbreklerde süzülmüş olması gereken üre ve zehirler geçiş yapmaktadır.

19. yüzyılın ilk yarısında yaşamış olan hekim Richard Bright bu hastalığın teşhis ve tanısını ilk defa kendisi yapmıştı. Hastaların kanlarında böbreklerden süzülmüş üre, idrarlarında da kan hücreleri bulunmuştu. Bu hastalık o günden beri Brigh hastalığı (böbrek iltihabı) olarak anılmaktadır. Prof. Dr. M. Shelton şu ilginç tecrübesini aktarıyor: “Çocuğunuzun ancak altı haftalık ömrü kaldı, artık onun için fazla bir şey yapamayız.” Bunu söyleyen uzman hekim, modern bir hastanede diğer hekimlere de danışıp, aynı kanaate ulaştıklarını görmüştü. Çocuk dokuz yaşındaydı ve nefrit olduğuna karar verildi. İki haftadır hastanedeydi. Hastalığın genel karakteristiğinde görüldüğü üzere, baştan ayağa şişmişti. Maalesef dokuz yaşında bir çocuk ölmek üzereydi. Çocuğun ailesi ondan vazgeçmeyi göze alamıyordu. Diğer bütün insanlar gibi, ölümün çocuklarını alması düşüncesindense bir ümide bağlanmayı tercih ettiler. 

Anne çocuğunu hastaneden alıp başka yerlerde tedaviye sokmak istedi. Doktor, “Nerede olursa olsun çabalarınız maalesef boşa çıkacaktır. Keşke yapabileceğimiz bir şey olsaydı. Ama bir şey yapamayız” dedi.

Çocuk hastaneden alındı. Doğruca sağlık enstitüsüne getirildi. Baba ümitsizce kurumun yetkilisiyle durumu konuştu. Ona “Biz size fazla bir söz veremeyiz; fakat uğraşacağız” denildi. Bunun üzerine umutsuz aile çocuklarının iyileşmesine bir şans daha vermek üzere onu enstitüye yatırdılar. Hasta çocuk yatağa yatırıldı. 

Önce beslenmesi durduruldu. Sadece yudum yudum su verildi. Hemen bir gece geçtikten sonra, ödem temizlenmeye başladı. O, idrar ve sulu bir dışkı ile dışarı atılıyordu. Birkaç gün sonra eklemlerin şişlikleri indi. Normal büyüklüklerine kavuştular. Küçük kız şişirilmiş bir bebek gibi görünürken iyileşmeye başladı. 

Tedavisinin üzerinden iki hafta geçtikten sonra beslenmeye başlandı. Başlangıçta meyve ve sebze ile beslendi. Nişasta, şeker ve protein, birkaç gün sonra meyve suları ve lifli sebzelerle verildi. Bundan sonra iyileşme eskisine nazaran yavaşlamıştı ama memnun ediciydi. Dokuz hafta sonra kızın taburcu olmasına izin verildi. Birkaç yıl geçtikten sonra kız evlendi. Yıllar sonra mükemmel bir sağlıkla enstitüyü ziyarete geldi. Güzel bir genç kadın olmuştu. Canlı bir sağlığa sahipti. Böbreklerinde de hiçbir sıkıntı yoktu. Biz bunun tipik bir iyileşme vakası olduğunu söyleyebilir miyiz? Elbette hayır! Nefrit gibi hastalıkların birçoğunda ki genç kızın durumundan daha kötü bir bozulmaya sahip yaşlı erkek ve kadınların böbreklerinde bu denli çabuk bir iyileşme görülmemektedir. Fakat şunu anlıyoruz ki ölüm her zaman kaçınılmaz değildir. 

Oruç tedavisi fonksiyon ve yapıların restorasyonları için çok güzel bir fırsattır. Burada çocuk, asistanların olaya kuşkulu yaklaşmalarına rağmen, bünyesini toparlayabilmek için bir fırsat yakalamıştır.


   

geri dön  sayfa başına dön

Şifa Orucu | © 2012 - 2014 Tüm Hakları Saklıdır. www.sifaorucu.net | Yazılım & Teknik Destek & Tasarım: farkistanbul